Siteyi Tavsiye Et
 
 
Giriş Sayfası Olarak Ayarla
 
Sık Kullanılanlara Ekle  
 
Anasayfa   Açıklama   Kitap Siparişi   Linkler&MP3   Radyo   Soru-Cevap   İrtibat  
 
 
 
 
 Ana-Baba Hakkı
 Karı-Koca Hakkı
 Evlat Hakkı ve Terbiyesi
 Nikah Düşmeyenler
 Evleneceklere Öğütler
 Evlilik, Nikah-Boşanma
 Dinde Örtünmenin Yeri
 Merak Edilenler
 Sağlık Tavsiyeleri
 Kıssadan Hisse
 
 
 
pan style="font-size:px;">Vücudun rahatı az yemekte; rûhun rahatı az günahtadır. İmâm-ı Gazâlî Rahmetullahi Aleyh  
 
Günün Erkek İsmi
Selman
 
Günün Kız İsmi
Şahmelek
 
 
  Türkiye Çocuk Dergisi  
     
  Yemek Zevki Dergisi  
     
   
 
Buruk bir bayram ziyareti  
  Müfit bey ile Mehpare Hanım, eski günlerdeki bayram hatıralarını konuşuyorlardı.

—Hatırlıyor musun Müfit Bey? Siz oğlanlarla bayram namazına giderdiniz, biz de kızlarla bayram sofrasını hazırlardık. Su börekleri, sarmalar, dolmalar, mükellef bir sofra olurdu. Siz gelene kadar evi de şöyle bir süpürür, siler, pencerede sizi beklerdik.

—Hatırlamaz mıyım hanım, hani suböreği ve sarmada da üstüne yoktur. Olsa da yesek, bak canım çekti şimdi. Bayram namazları çok kalabalık olurdu. Kimileri de çocukları ile torunları ile gelir, cami dolup taşardı. Biz de, camide yer bulmak için sabah erkenden giderdik. Geç kalanlar cami avlusunda namaz kılmak zorunda kalırlardı. Kış günleri avluda namaz kılmak zor olurdu. Biz erken davranır, cami içinde yerimizi alırdık. Namazdan sonra da imamdan başlayarak cemaatle bayramlaşırdık. Herkes, en son bayramlaştığının yanına geçer, böylece uzun kuyruklar oluşurdu. Sonra büyük bir heyecanla eve gelirdik.

—Evet, evet kızlar siz kapıyı çalınca önce kapıyı açmak için birbirleri ile yarışırlardı.

—Önce elimi sen öperdin, sonra büyükten küçüğe herkes sıra ile el öper, bayramlaşır, sofraya otururduk. Neşe ve huzur içinde yemeğimizi yer, bayramlaşmak için gelecek misafirleri beklerdik.

—Öğleye kadar, gelen misafirlerle bayramlaşır, öğleden sonra senin annenlere giderdik. Biliyor musun bey, gelin geldiğim günden beri, sizin bayram adetlerinizi çok beğenirim.

—Hangisini hanım?

—Hani, baban bir gün önceden annen ile liste yaparlardı, bayramda harçlık verilecek çocukların ve gençlerin listesini, sonrada gidip para bozdururdu rahmetli baban.

—Evet, paraları 1 lira, 2,5 lira, 5 lira, 50 kuruş olarak, sedirde oturacağı köşenin minderinin altına ayrı köşelere yerleştirirdi. Anneme, hadi hanım koy kapının taşını derdi. Kapımız hiç kapatılmaz, kapının arkasına aralık dursun diye taş konurdu. Anacığım taşı koyup gelir, babamın yanına, avluya bakan pencerenin önüne oturur, kapıdan giren çocukları görün...

 
Tamamını Oku
 
 


 
     
 
Güncellenme Tarihi
8/30/2015
Sitemize yeni soru-cevaplar eklenmekte ve hergün güncellenmektedir.
Sitemizdeki bilgilerden, orijinaline sadık kalmak şartıyla, alınıp istifade edilebilir.
Ziyaretçi Sayısı