Siteyi Tavsiye Et
 
 
Giriş Sayfası Olarak Ayarla
 
Sık Kullanılanlara Ekle  
 
Anasayfa   Açıklama   Kitap Siparişi   Linkler&MP3   Radyo   Soru-Cevap   İrtibat  
 
 
 
 
 Ana-Baba Hakkı
 Karı-Koca Hakkı
 Evlat Hakkı ve Terbiyesi
 Nikah Düşmeyenler
 Evleneceklere Öğütler
 Evlilik, Nikah-Boşanma
 Dinde Örtünmenin Yeri
 Merak Edilenler
 Sağlık Tavsiyeleri
 Kıssadan Hisse
 
 
 
Kul ne kadar duâ ederse, Allahü teâlâ, ondan o kadar belâyı giderir. Muhammed Bâkır Rahmetullahi aleyh 
 
Günün Erkek İsmi
Haluk
 
Günün Kız İsmi
İffet
 
 
  Türkiye Çocuk Dergisi  
     
  Yemek Zevki Dergisi  
     
   
 
Bu gerçekten önemli mi?  
  İş yerindeki, sokaktaki, evdeki tartışmalara, kavgalara bakıldığında bunların çoğunun esas sebebinin kayda değer şeyler olmadığı görülür. “Armudun sapı var, üzümün çöpü var...” diyerek, her şeye kusur bulmak, hiçbir şeyi beğenmemek, müşkülpesent olmak geçimsizliğe yol açar.

Birçok kimse, üstün yeteneğe, güçlü bir zekaya sahip olmasına rağmen, önemsiz şeylerle oyalanıp, kendilerini başarıya götürecek yolları kendileri tıkar. Önemsiz şeyleri aşıp asıl hedefe ulaşamazlar. Bilhassa klasik idarecilerde bu özellik ağır basar. Bir tarafta, bir milyonun hesabını takip ederken, diğer tarafta milyarlar gider de haberi olmaz.

Teferruatla uğraşıp, asıl meseleyi ihmal, yalnız idarecilikte değil, hayatımızın her kesitinde görülür. Aile geçimsizliğinde, iş hayatında, sokakta vs...

İş yerindeki, sokaktaki, evdeki tartışmalara, kavgalara baktığımızda da bunların çoğu incir kabuğunu doldurmayan hususlardır. Şöyle bir durup, kendi kendimize, daha önce ettiğimiz kavgaların gerçek sebeplerinin ne olduğunu hiç düşündük mü?

Sakin bir kafayla düşündüğümüzde, -mübalağasız- kavgaların yüzde yüze yakınının küçük, önemsiz şeylerden başladığını görürüz...

Mesela, evin erkeği eve biraz yorgun, biraz da sinirli gelir. Akşam yemeği onu yeterince tatmin etmez ve kafasını çevirip yemeği eleştirir. Aslında yemeğin tadında tuzunda bir eksiklik yoktur, fakat beyefendinin günü stresli geçmiştir, deşarj olmak için bahane aramaktadır...

Akşama kadar, çocuklarından, ev işlerinden bunalan kadın da, “Kocam gelsin de, dertleşeyim, rahatlayım“ diye beklerken, ummadığı bir durum ile karşılaşır. Hesaplar altüst olmuştur ve hanım da hemen bütün gücünü toplayıp, şöyle bir cevap verir:

Bu kadar parayla başka ne bekliyordun ki? veya Benim de herkes gibi kaliteli bir fırınım olsaydı, evde hizmetçilerim bulunsaydı, daha iyi yemek yapabilirdim!..

Bu cevap beyefendinin gururuna dokunur ve açar ağzını yumar gözünü: <...

 
Tamamını Oku
 
 


 
     
 
Güncellenme Tarihi
8/22/2014
Sitemize yeni soru-cevaplar eklenmekte ve hergün güncellenmektedir.
Sitemizdeki bilgilerden, orijinaline sadık kalmak şartıyla, alınıp istifade edilebilir.
Ziyaretçi Sayısı