Siteyi Tavsiye Et
 
 
Giriş Sayfası Olarak Ayarla
 
Sık Kullanılanlara Ekle  
 
Anasayfa   Açıklama   Kitap Siparişi   Linkler&MP3   Radyo   Soru-Cevap   İrtibat  
 
 
 
 
 Ana-Baba Hakkı
 Karı-Koca Hakkı
 Evlat Hakkı ve Terbiyesi
 Nikah Düşmeyenler
 Evleneceklere Öğütler
 Evlilik, Nikah-Boşanma
 Dinde Örtünmenin Yeri
 Merak Edilenler
 Sağlık Tavsiyeleri
 Kıssadan Hisse
 
 
 
Eshâbın az bir arpa sadakasına verilen sevaba, başkaları Uhud dağı kadar mal verseler vâsıl olamazlar. İmâm-ı Rabbânî Rahmetullahi aleyh 
 
Günün Erkek İsmi
Necat
 
Günün Kız İsmi
Nuray
 
 
  Türkiye Çocuk Dergisi  
     
  Yemek Zevki Dergisi  
     
   
 
Armut dibine düşermiş  
  Hamdi amca, öğle namazından sonra caminin avlusundaki banklarda, yine kendisi gibi cami cemaatinden arkadaşlarıyla sohbet ediyordu. Cami yakınlarında kulübe şeklinde küçük bir çay ocağı vardı. Namazdan çıkan cami müdavimleri, bu banklarda oturur, çaylarını içerek hem sohbet eder hem de ikindi vaktini beklerlerdi. Küçük olan bu caminin cemaati, genelde aynı kişiler olur, ara sıra yolu düşen, bir iki görevli polis veya asker de cemaate katılırdı. Caminin temizliğinden, masraflarının karşılanmasına kadar her türlü işleriyle Hamdi amca ilgilenir, hatta imamın olmadığı zamanlar namazı o kıldırırdı. Cami cemaati, civarda oturan emekli aynı yaşlarda ihtiyar insanlardı ama birbirlerini takip eder, cemaate gelmeyeni arayıp sorarlar, sıkıntı ve dertlerinde birbirlerine destek olmaya çalışırlardı. Oradaki biri:

—Mirim bizim gelin bir temizliktir tutturuyor, her sabah ben dışarı çıkıyorum, akşama kadar eve gidemiyorum, ayağımın altında dolaşma diyor. Şimdi yaz olduğu için, cami avlusunda vakit geçiriyorum. Kışın çok zor oluyor, bazen gece yarısına kadar eve gidemiyorum.

—Aman efendim, ben dışarıda duramıyorum diye git, mecbur alacak içeri.

—Olmuyor mirim olmuyor. Benim daha işim bitmedi, ne diye geldin erkenden, git kahvede otur diyor, almıyor beni içeri.

—Sen de oğluna söyle, gelin beni sen gidince evden kovuyor, sen gelene kadar eve almıyor, sağda solda sefil oluyorum de.

—Söylemedim mi sanıyorsunuz.

—Ne dedi oğlun peki?

—Ne diyecek, vakti zamanın da, benim ona söylediğimi.

—Pek merak ettik, ne diyordun oğluna?

—Onlar ben işten geldiklerinden birbirlerini şikâyet eder huzursuzluk çıkarırlardı, ben de zaten işten yorgun gelmişim, bir de sizi hiç çekemem der, odalarına gönderirdim. Yediğiniz önünüzde, yemediğiniz ardınızda, neyiniz eksik derdim.

Şimdi de oğlum bana söylüyor. (Sen büyüksün idare et, ben işten yorgun geliyorum, bunları dinlemek için gelmiyorum, benim canımı sıkmayın, neyin eksik baba, yeme...

 
Tamamını Oku
 
 


 
     
 
Güncellenme Tarihi
4/24/2014
Sitemize yeni soru-cevaplar eklenmekte ve hergün güncellenmektedir.
Sitemizdeki bilgilerden, orijinaline sadık kalmak şartıyla, alınıp istifade edilebilir.
Ziyaretçi Sayısı